13 Ekim 2015 Salı

YAĞMUR YÜREKLİM


         Bu şehir bulut bu şehir yağmur şimdi. Gök ağzını açmışçasına, yırtılırcasına çenesi…. Yüreğimde damla damla biriken ve bir güz sonrası kara bulutlar ardında gizlenmiş duyguların arifesiydi. Gök gürlemedi, şimşekler almadı gözlerimi ve sen yanıma koşmadın korkarak ve biraz da nazlanarak.
         Bilirim gelişlerin başkaydı bakışların başka. Ruhuma yürürken gözbebeklerin her yağmur tanesinin hazin ritmiyle vururdu sineme, başından önce kalbin değerdi kalbime.  Toprağa değmeden daha ilk tanesi rahmetin, merhamet adlı bir dev uyanırdı içimde. Derin bir girdabın içinden fışkırırcasına bir sevda tohumu, dilimde aşka dair bir mısra olurdu, dökülürdü her hava zerresini ardı sıra takarak peşine. Yorgun bir fidanın son nefeste vuruşuydu sanki toprağa; gün yüzüne çıkmak isteyen bir çekirdeğin haykırışı. İşte yine yağmur yağıyor ama sen yoksun…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder