27 Temmuz 2011 Çarşamba

...MADAN

Zaman... Durmada yerinde,bir hat gibi uzanmada önümüzde. İlerlemiyor zaman, akıp geçmiyor öyle;var olan bir hat zaman ve üzerinde yolcuyuz anlaşılan. Sadece varıyoruz bir yerlere; adı sefer. Zaten var olan zamanda ben yani ki insan,sen yani ki Yolcu. Biz... Kader yolcuları. Bu uzun yolda aynı paraleldeyiz, kimi tükenmede elbet bir yol ayrımında yahut dümdüz bir otobanda. Kiminde bir telaş aynı meridyende olma kaygısı,çabası. Masumca bir istek belki;ama dayatmadan ama kalp kırmadan ama gönüller yıkmadan. Masumca bir istek lakin yolu sahiplenmeden, 'Ne olursan ol...'dan ayrılmadan...

19 Temmuz 2011 Salı

GECEYE

Ve gece mahremiyetini yitirmiş gibi örtüsüz ve açık; yıldızlar haya perdelerini sıyırmışçasına umarsız ve rahat;  gökyüzü sanki yokmuşçasına derin ve bulutsuz; bir kalp durmuşçasına sessiz ve duyarsız;gözlerinin ışığına inat...

19 Haziran 2011 Pazar

GECE SENDROMU

gece söyler bazen en derin şarkıyı
sessizlik arta kalmanın sonrasıdır günün
zoraki kayboluşların arefesinde
gece sarar ancak yaslı bir yüreği
duyulan keder kokulu bir gencin
kabus dolu yakarışıdır

zaman gergef örer karanlığın eteğine
yarasalar sağırlık sendromu yaşarken
baykuşa kalır çatı katları
en onulmazıdır belki sevdanın
çaresizlik fısıldar kulağına bir gencin
karanlığa sığınan yüreğine

verilen mücadele değildir aslında
acının tarifsiz iç çekişlerinde
son nefesini vermenin salınmışlığıdır gerçek olan
İsa kadar bir teslimiyet gerçeği
bilerek bu asil duygunun encamını
vermersidir bir gencin yalnızlığa iradesini...

                                                                        DOST'A EMPATİ(OTOBÜS DURAĞI)
                                          

8 Şubat 2011 Salı

SEFER

           Firak limanından sefere çıkan gemiler vuslat ülkesinin yolcularına umut...  Semada kararan bulutlar gülen çehrelere kara bir peçe hüviyetiyle iniyor. Mevsimi belirsiz memleketlerin denizi okyanus dalgalarına hasretçesine vuruyor kırmızı siyah bayraklı dev cüsseli yüzen adaya.  Günün ilk ışıkları, mavimsi dağlar ardında belirmeden yelkenler fora...  Hırçın dalgaların köpürüşündeki ürkütücü intizam bozuyor karanlığın sessizliğini ve bağırmaktan gırtlağının ayarı bozulmuş  seyirci'nin nidası yükseliyor kasvetli vakte...
            Yalancı fecirler beklemeye koyuluyor bir yolcu. Biliyor ki kaskatı gecelerin gölgesinde belirir en tatlı gündüzler. Oysa gündüzü de pek arzuluyor değil ne var ki sesini duyurmak istiyor bilinmezler ülkesinin halkına. Bilse ki oraya ne ilk giden ne de son giden seyyah kendisi. Kendince bir diyarı tahayyül ediyor havsalasının alamayacağı,seslerini işitemediği ve konuşulanlara kulak kesilemeyeceği bir dünya.